Alem-i Medeniye
Haberler:
 
*
Selâm, Musafir. Lütfen kiriş yapıñız ya da aza oluñız.
Faalleştirme (aktivatsiya) mektübiñiz kelmegen olsa bu yerge basıñız.
2012 mayıs 22, 13:24:22


Qullanıcı adıñıznı, paroliñizni ve faal qalma müddetini kirsetiñiz


Saife: [1]
  BASTIR  
Yollağan Mevzu: Kıpçak Beyi Nursultan NAZARBAYEV  ( 439 kere oqulğan)
metehanoğlu
Full Member
***
Offline Offline

Beyanat sayısı: 87


Azalıq malümatı
« : 2010 mart 13, 02:19:54 »


 02 Mart 2007  TÜRKÇE KONUŞAN DEVLET BAŞKANLARI VIII. DORUK TOPLANTISINDA KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI NURSULTANNAZARBAYEVİN YAPTIĞI KONUŞMAKazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYEV | 17.12.2006 - Türk Devlet Başkanları 8. Doruk ToplantısıYedinci defa 2001de toplanan Türkçe Konuşan Devlet Başkanları, beş yıl aradan sonra, nihayet 17 Kasım 2006 tarihindeAntalyada sekizinci defa toplandı. Toplantıya Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan ve Türkiye, Devlet Başkanı düzeyinde katıldı.Temennimiz önümüzdeki yıllarda bu toplantılara katılımın eksiksiz olmasıdır.Toplantıda Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayevin yaptığı konuşmayı önemine binaen makaleler arasındayayınlıyoruz. İşte o tarihi konuşma:Öncelikle geçenlerde dili bir, tarihi ortak Türk Dili konuşan devletler ve topluluklar Kurultayının gerçekleşmiş olduğunu ifade ederekbugün de Türk Dili Konuşan Devlet Başkanlarının bir araya gelmesini sağlayan Türkiye Cumhuriyeti yönetimine, ayrıca bizleridaima sıcak şekilde karşılayan kardeş Türk halkına tüm kalbimle teşekkürlerimi iletmek istiyorum.Bugünlerde toplam sayısı 200 milyona yakın ve dünyanın dört bir köşesine dağılmış olan Türkler, bundan on dört yüzyıl önce tek dildekonuşup, Türk Kağanlığı adındaki tek devlet çatısı altında yaşamıştır. Ancak Türklerin 8.yüzyıldan sonra gelişen tarihi, daima parçalanmve birbirinden uzaklaşma tarihine dönüştü. Önceleri Oğuz, Kıpçak ve Karluk şeklinde, daha sonra Oğuzlar: Türk, Azerbaycan, Türkmen,Gagavuz; Kıpçaklar: Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt ve diğerleri; Karluklar ise: Özbek ve Uygur şeklinde parçalandılar. Türkiye dışındakiTürkler, önceleri Çarlık Rusya, sonra Sovyetler Birliği adındaki tek devletin bünyesinde olmasına rağmen imparatorluğun baskıcısiyaseti sonucu bir araya gelmelerine olanak olmadan parçala ve yönetsiyasetinin kurbanı olmuşlardır. Elmas bıçağın kınındadurmadığıgibi,20.yüzyılda dünya haritasında altı bağımsız Türk devleti yer aldıktan sonra, yüzyıllar boyunca birbirinden ayrı kalan kardeşler özlemgiderdi. Dünyada Türkün Türkten başka dostu yokturşeklinde Atatürkün ifade ettiği gibi burada biz önümüzdeki yüksek amaçlara daimadost ve kardeşçe birlikte ulaşmalıyız.Kazakistan 21. yüzyılı büyük ekonomik gelişmelerle başlattı. Kazakistan, stratejik gelişmesinin 2030 yılına kadar etkin bir şekildesürmesini sağlamaya yönelik olan programa uygun bir şekilde son altı yılda GSMHsını %910 oranında büyütmeye devametmektedir. Bunun sonucu GSMHsını iki katına çıkararak kişi başına düşen göstergesi 6,000 dolara ulaşacaktır.Kazakistan bağımsızlığını kazandığı yıllarda ülke ekonomisine 50 milyar ABD dolarına yakın yabancı yatırım çekerek tüm dünyada engelişmekte olan ekonomik model oluşturdu. Kazakistanın tam merkezinde yer alan görkemli yeni başkent Astana şehri imaredilip gün geçtikçe bezenip donatılmaktadır. Yeri geldiğinde söylemek istiyorum; yeni başkentimizi inşa etmeye Türkiyenin Okan,Aksel, Fintrako ve Sembol gibi inşaat şirketlerinin etkin olarak katılım sağlaması sonucu birçok güzel binalar yapıldı. Bundan dolayıTürk kardeşlerime teşekkürlerimi bildiriyorum.:: TDTKB :: | Türk Dil Tarih Kültür Birliğihttp://www.tdtkb.orgJoomla! ile GüçlendirilmiştirOluşturan: 14 February, 2010, 02:59
--------------------------------------------------------------------------------
 
Kazakistan tüm komşularıyla barışçı komşuluk ilişkilerini geliştirerek yakın ekonomik entegrasyonu temel alan girişimleri başlattı. Biz şuanda ülkemizin siyasi, ekonomik ve sosyal gelişimi temelinde dünyada rekabet edebil;en elli ülkenin arasında olmayı amaçedinmiş bulunmaktayız.Şu anda Kazakistan ve Türk dili konuşan devletlerarasında çözüme ulaşılmamış herhangi bir mesele yoktur. Bağımsızlığın kazanıldığı15 yılda aramızdaki siyasi, askeri, ticari ve ekonomik, bilimsel, teknik ve kültürel ilişkiler ile karşılıklı etkileşim, giderek stratejikortaklığa dönüşmektedir.Son dönemde jeosiyasi durum hızlı bir değişime uğramaktadır. Türk dili konuşan devlet başkanlarının son buluşmasından beriye dünyave bölge siyasetinde birçok değişiklikler meydana geldi. Bugünkü küreselleşme durumunda uluslararası terörizm, kökten dincilik,uyuşturucu madde ve silâh kaçakçılığı, insan ticareti sadece tek ülke ile sınırlı kalmayıp, herkes için ortak sorun teşkil etmektedir.Uluslar arası güçlerin etkinliklerine bakılmaksızın Afganistan ve Irakı yeniden yapılandırma süreci zorluklarla karşılaşmaktadır.Kazakistan, Afganistana insancıl ve ekonomik yardım çalışmalarının altını bilhassa çizmektedir. O bölgedeki istikrar sorununudaima uluslararası toplumun gündeminde tutarak var olan istikrarın temelini güçlendirmeyi de daima desteklemeliyiz.Küresel silâhsızlaşma ve kitle imha silâhlarını yaymamak sürecindeki anlaşmazlık, uluslar arası durumun kötüye gitmesine sebepolmaktadır. Nükleer silâhları yaymama Anlaşmasında işaret edilen yükümlülüklerin gerçekleştirilmemesi sebebiyle durum daha davahim hal almıştır. Kitle imha silâhlarının teröristlerin eline geçmesi tehlikesi güçlenmektedir. Dünyadaki dördüncü nükleerpotansiyelinden kendi isteği ile vazgeçen Kazakistanı İran ve Kuzey Kore nükleer programları çerçevesinde meydana gelmiş olankriz endişelendirmektedir. Diplomasi hareketlerinin doğru kullanılmasını, krizi atlatmanın yararlı çözüm yolu sayıyorum.Bununla ilgili olarak 8 Eylülde Orta Asyada nükleer silâhlardan arınmış bölge hakkındaki anlaşmanın imzalanmasını insanlık için derinanlama sahip tarihi bir olay olarak değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Orta Asya ülkelerinin bu girişiminin, Nükleer silâhıyaymama Anlaşmasını hayata geçirmeye ve küresel silâhsızlanma sürecine verdiği katkının büyük olacağı düşünülmelidir.Küresel huzur ve barışa katkı sağlayacak medeniyetler ve dinler arası diyaloga ihtiyacımız vardır. İslâm dininin adını kötüye çıkarma,kötüleme olayları bitmiyor. Yapay ve ters siyasetin etkileri; İslâm kökten dinciliğişeklindeki ibarenin siyasi terime dönüştürülmesi; insanlıkve imana, iyilik ve doğruluğa davet eden İslâm dininin yanlış yorumlanmasına yol açmaktadır.Dini, milli ve kültürel birliği meydana getiren önemli bir etkene dönüştüren toplumu oluşturmak bugünün talebidir. Bununla ilgili olarakeski Türkistan topraklarının evlâdı, tüm Türklerin manevi dedesi Hoca Ahmet Yesevinin insanları sabırlı ve akıllı olmaya davetetmesinin hala geçerliliğini kaybetmediğini düşünüyorum.Kazakistan bu amaç doğrultusunda da etkin çaba harcamaktadır. Yakın günlerde Astanada düzenlenmiş olan İkinci Dünya vegeleneksel din Liderlerinin Kurultayında dünyanın çeşitli din temsilcileri bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundular vemedeniyete tehdit olan etkenlerle ilgili düşüncelerini paylaştılar.:: TDTKB :: | Türk Dil Tarih Kültür Birliğihttp://www.tdtkb.orgJoomla! ile GüçlendirilmiştirOluşturan: 14 February, 2010, 02:59
--------------------------------------------------------------------------------

Türk dili konuşan devletler, uluslararası ve bölgesel meseleler üzerine Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslâm Konferansı Örgütü,Ekonomik İşbirliği Örgütü, Şanghay İşbirliği Örgütü, Asyada İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı ve diğer uluslar arası ve bölgçerçevesinde dayanışmayı artırmaları gerekmektedir.Zaman, birbirimizi daha da yakınlaştıracak ve kardeşlik, işbirliğine yönelik atılacak somut adımlarımızı sıklaştırarak ortak etkinliklerigerçekleştirmenin gerekliliğini göstermektedir. Kazakistanda hayata geçirilen Kültürel Mirasprogramının çerçevesinde halkımızınzengin tarihi, halk edebiyatı, milli değerleri, el sanatları ve gelenek görenekleri araştırılarak derlenmekte olup, yayımlanmaktadır.Bundan hareketle Türk dil konuşan halkların kültürel mirasıadlı uluslar arası program oluşturulması için birlikte çaba sarfedebileceğimizi düşünüyorum.Halklarımızın ekonomik durumu seneden seneye iyileşmektedir. Bu da eğitim ve kültür alanındaki tasarıları gerçekleştirmeye yönelikbüyük imkân sağlamaktadır. Türk dili konuşan ülkeler arasındaki kültür ilişkilerini geliştirerek, kendi dillerimizi, ortak tarih, sanat edebiyatve şiir antolojileri yayınlanması ve bu eserlerin dünya dillerine tercüme edilmesini sağlamalıyız. Böylece tüm dünya bizi tanıyacaktır.Bu amaç doğrultusunda şu anda basın yayın ve ileri teknoloji kaynaklarının sunduğu imkânlardan yararlanmamız gerekir.Kazakistan Türk dili konuşan devletlerle uzay alanında bilimsel araştırmalar yapmaya hazırdır. Kazakistan bu yıl ilk yeruydusunu fırlattı. 2008 yılında Kazsat2yer uydusunu fırlatmayı planlamış bulunmaktadır. Bu yönde birlikte etkinliklerdebulunabiliriz.Ortak uluslar arası kuruluşumuz olan TÜRKSOYun hizmet kalitesini ve itibarını yükseltmek, çalışmalarını canlandırmak amacıyla Türktarafının değişiklikler yapma girişiminde mutabıkız. Söz konusu kuruluş Türk Dünyasının manevi zengin mirasını sadece aramızdabırakmayıp tüm dünyaya tanıtmalıdır. Ayrıca TÜRKSOYun Başkanlığı görevine Ahmet Yesevi Uluslararası Kazak Türk ÜniversitesiMütevelli Heyeti Başkanlığı yapmış olan Namık Kemal Zeybekin getirilmesini öneriyorum. Bu arada Türk tarafının TÜRKSOYa verdiğidestek için ayrıca teşekkür ediyorum.Küreselleşme sürecinin milli kimliğimiz için oluşturduğu tehdide TÜRKSOY bünyesinde birlikte karşılık verebiliriz. Ortak tarih, sanat vemanevi zenginliğimizin hazinelerini ilk önce kendi aramızda tanıtarak birbirimize öğretmeliyiz. Kaynağını Göktürklerden alan meşhurtarihimizi genç kuşaklara aktarmaya devam etmeliyiz. Tarihimizdeki Kültegin, Hoca Ahmet Yesevi, Buhari, Kaşgarlı Mahmud,Muhammed haydar Dulati, Mevlana, Farabi, Baybars, Fatih Sultan ve diğer yüce atalarımızı bilmek ve onları genç kuşağa öğretmekbizim görevimizdir. Tüm Türk Dünyasına ortak Dede Korkutu birlikte öğrenmek aracılığıyla da birlik ve beraberliğimizin bayrağınıyükseklere taşırız.Bu açıdan Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügatit Türkeserinin Kazakistan yayınevleri tarafından ilk defa Rus diline çevrilmesiyle eskiSovyet coğrafyasındaki Türk dili konuşan halkların eşsiz hazinelerini geri kazandıklarını mutlulukla belirtmek isterim.Gündemde olan bir diğer önemli husus da Türk dili konuşan halkların bilimsel ve sanatsal edebiyatlarının ortak fonunuoluşturmaktır. Kültür, bilim ve eğitim alanındaki iş birliğimizin pekiştirilmesinin yanı sıra ekonomik ilişkileri de geliştirmeliyiz. ÇünküTürkiyenin Avrupa Birliğine üye ülkelerle ticaret hacmi 100 milyar ABD doları civarındadır. Türk dili konuşan tüm ülkelerle bu göstergesadece 3 milyar dolar civarındadır.Örneğin sadece yük taşımacılığı meselesini çözmek çok yararlı olacaktır. İlk önce Meşhed üzerinden Almatı-İstanbul konteyner yük taş:: TDTKB :: | Türk Dil Tarih Kültür Birliğihttp://www.tdtkb.orgJoomla! ile GüçlendirilmiştirOluşturan: 14 February, 2010, 02:59
--------------------------------------------------------------------------------

hattını hayata geçirmek suretiyle atalarımızın İpek Yolunu tekrar canlandırmış oluruz.Karayolları da aramızdaki ticaret ilişkilerini geliştirecektir. Kazak petrolünü Türk ve Batı pazarına ulaştırmayı Bakû-Tiflis-CeyhanProjesi ile sağlamış oluruz. Kazakistan şu anda çağımızın taleplerine uygun milli tankerler donanmasını hazırlayıp, bu işi etkin olarakbaşlatmış bulunmaktadır.Dünya ekonomisinin enerji kaynaklarına olan talebinin artmış olduğu bilinmektedir. Kazakistan petrol ve doğal gaz konusundakiiş birliğine önem vermektedir. Kazakistan hidro karbon kaynaklarının dünya pazarına götürülmesi önemlidir. Türkiyenin, geçiş olanağı fazlaolan bir ülke olarak, petrol ve doğal gazı ulaştırma çalışmaları gibi uluslararası projelere katılmasını destekliyoruz. Bakû TiflisCeyhan projesinin hayat geçirilmesi Türkiyenin geçiş olanaklarının elverişi olarak kullanılmasının ve enerji güvenliğini sağlamada yeniolanaklara sahip olmasının gözle görülür örneğidir. Dolayısıyla biz Türkiyenin bu yöndeki girişimlerini tam destekliyoruz.Diğer önemli bir husus, ülkelerimizin iş adamları arasındaki yakın iş birliğini sistemli bir hale getirmektir. Türkiyenin bu yönde hemtecrübesi, hem de olanakları yeterlidir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türk Dili konuşan ülkelerin ticaret ve sanayi odalarıyla işbirliği yapmalı ve gerekirse odalar karşılıklı olarak temsilcilik açmalıdır.Kazakistanın Dünya Ticaret Örgütüne, Türkiyenin de ABye girmesi, gelecekte Türk dünyasının ekonomik ve finans ilişkileri aracılığıylabütünleşme sürecine ivme kazandıracaktır. Bu bakımdan Orta Asya Devletleri Birliğini kurma girişimimiz de söz konusu süreci olumluetkileyecektir. Bu konudaki iş birliğinin olumlu örnekleri mevcuttur. Örneğin Orta Asya ülkelerine uluslararası düzeyde çevresel tehditolan Aral Gölü meselesini çözme çalışmasında uluslararası Aralı Kurtarma Vakfının kurulması gibi birlikte oluşturulmuş başarılı adımlarmevcuttur.Türk dünyasının birlik ve beraberlik fikrinin pekişmesiyle istikrarlı bir şekilde gelişme olanağının artacağı inancındayım. Yüce Atatürk,yüzyılın başında, Orta Asya ve Kafkaslarda kardeş Türk halklarının bulunduğunu ve gelecekte onların bir araya geleceğini ilerigörüşlülükle ifade etmişti. Şu anda Atamızın o dileği kabul oldu. Şu an Türk dili konuşan kardeş ülkelerin devlet başkanları bir araya gelmişbulunmaktayız.Doruk toplantılarında çok önemli kararlar alını, güzel teklifler dile getirilmesine rağmen, maalesef bunların gerçekleşmeyip, rafakaldırıldıkları da bir gerçektir. Bunun önüne geçecek bir öneri olarak daha önce ifade ettiğim önerimi yineliyorum. Türk dili konuşanhalkların Aksakallar Kuruluoluşturup, onun üyeleri olarak Türk dünyasındaki siyaset, toplum ve sanat camiası temsilcilerinitoplayalım. Bu kurulun başkanı olarak da Türkiyenin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demireli öneriyorum.Diğer bir husus ise, Türk dili konuşan ülkelerin parlamentolar arası asamblesini oluşturma girişimini 83 yıllık geçmişe sahip TBMMyeönermek istiyorum.Azerbaycanın toprak bütünlüğünü destekliyor, sorunların barış yoluyla çözülmesini istiyoruz.Bizim bütünleşmemiz, bulunduğumuz coğrafyayı istikrara, gönence, ekonomik bağımsızlığa ve istikralı gelişmeye götürecek yoldur. Ancakböyle Türk dünyasının parlak geleceğine sahip olabileceğiz.:: TDTKB :: | Türk Dil Tarih Kültür Birliğihttp://www.tdtkb.orgJoomla! ile GüçlendirilmiştirOluşturan: 14 February, 2010, 02:59
--------------------------------------------------------------------------------

21. asırda büyük başarılara imza attık. Ekonomi, siyaset ve uluslararası ilişkilerde büyük sonuçlara ulaştık. 21. yüzyılı, hız kesmeden,Atatürkün hayalini kurduğu Türk birliği ve gelişimi yüzyılına dönüştürelim.İlginize teşekkür ederim!:: TDTKB :: | Türk Dil Tarih Kültür Birliğihttp://www.tdtkb.orgJoomla! ile GüçlendirilmiştirOluşturan: 14 February, 2010, 02:59
Logged
Saife: [1]
  BASTIR  
 
Barmağa istegen yeriñiz:  

MySQL ile küçlendirildi PHP ile küçlendirildi Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 keçerli! CSS keçerli! Dilber MC Theme by HarzeM