Alem-i Medeniye
Haberler:
 
*
Selâm, Musafir. Lütfen kiriş yapıñız ya da aza oluñız.
Faalleştirme (aktivatsiya) mektübiñiz kelmegen olsa bu yerge basıñız.
2012 mayıs 22, 13:19:57


Qullanıcı adıñıznı, paroliñizni ve faal qalma müddetini kirsetiñiz


Saife: [1]
  BASTIR  
Yollağan Mevzu: MANKURT OLANLARA DERS NİTELİĞİNDE CEVAPTIR  ( 447 kere oqulğan)
metehanoğlu
Full Member
***
Offline Offline

Beyanat sayısı: 87


Azalıq malümatı
« : 2010 mart 12, 03:10:35 »

Zavallı Türük

cavlarnın koluna tüştü mü sarayın,
karardı, silindim cıldızlı ayın..

bir künçük kelir de uyanırmekensin?
öz tuvgan tiline dayanırmekensin?

karaman çobanı, o adsız yörükler,
onmangan kişiler, kerçekçi türkler.

bir urum uzakda tarihin yaza,
"barbarlar tarihi" adını kaza..

bir menmen cılacak yaz, kış, bahar..
bir menmen, kardaşın, men "pis tatar!


Bekir Sıdkı Çobanzade

Kırım tatarları hakkında araştırma yaparken bir başka isme daha rastladım. İşte onun bir şiiri:

Paris Akşamları

“1947 yılı sonbaharında paris’te sein nehri kenarında bir ceset bulunmuştur.cesedin üstünden çıkan evraktan kırımlı bir türk olduğu, 2.dünya savaşının badirelerine kapılarak yurdunu kaybettiği; savaş sonunda paris'te kaldığı ve çok yoksul bir yaşam sürdüğü anlaşılmıştır.aşağıdaki şiir onun cebinden çıkmıştır.”



- azerbaycanlı mehmet ağaoğlu’na:



bu kent her şeyiyle bana yabancı,

caddeler,binalar, bütün insanlar!..

öyle hasretim ki ezan sesine

ararım çevremde minare cami

lakin takılırım çan kulesine

her semtin muhteşem kilisesine

yad’el elemleri sarar içimi

uzaklarda yurdum,burdan çok uzak

her mevsim güneşli masmavi göklü,

camili, kubbeli, kümbetli, köşklü

ozanlı, garipli kervansaraylı

hele insanları alplı giraylı

yok haber onlardan, baba evinden

bu yüzdendir halim kopuk bir yaprak

her şey çok uzakta, benden çok uzak.



gözlerim daima engine dalar

isterim ki her an anayurdumda

dağları dumanlı yaslı kırımda

duvarında mavzer ve kur’an olan

ata ocağında, bizim konakta

bir bakır sinili sofra başında

iftar beklenilsin dua edilsin

ve sessiz sedasız yemek yenilsin

sonra şadırvanda abdest alınıp

hep birlikte teravihe gidilsin.



uyansam her sabah ezan sesiyle

görsem ayşeciği su testisiyle

ninemi yaşmaklı namaz kılarken

dinlesem dedemi kur’an okurken.



başımı huşuyla yastığa koysam

sonra toparlanıp yola koyulsam

yahut günün şavkı vururken camdan

heybetli sesiyle bağırsa babam

tutup elleriyle omuzlarımdan

o müşfik haliyle sarılsa öpse...



semaver kaynarken ocak başında

dünya türklüğünden, türk tarihinden

bozkurttan, turandan söz etse dedem

sonra türklük için eylese niyaz

gözlerinden akan yaşını görsem.



evet yurdum uzak, burdan çok uzak

bir ferahlık yahut bir şeyler umarak

düşerim yollara akşam üstleri

hep böyle çaresiz yıllardan beri

her zamanki gibi yorgun ve bitkin

artırıp yükünü hasta kalbimin

her an heyecanlı, gözlerimde yaş

görmek ümidiyle bir türk, bir dildaş

dolaşırım paris caddelerini

yorgun akan sen’i, köprülerini...



bir karakış vakti sen kıyısında

kafamın içinde türklük ülküsü

ruhumu kavuran özyurt hasreti

böyle göçeceğim ebediyete;

donmuş cesedimi bulup çöpçüler

defnedilmek üzere götürecekler,

kimim ben neyim, nereden bilecekler...



buğra alpgiray



Bu şiirin üstüne de diyecek pek birşey kalmıyor..
« Soñki deñişiklik: 2010 mart 12, 06:11:06 Yollağan: metehanoğlu » Logged
metehanoğlu
Full Member
***
Offline Offline

Beyanat sayısı: 87


Azalıq malümatı
« Cevap #1 : 2010 mart 12, 18:25:04 »

........................
Logged
metehanoğlu
Full Member
***
Offline Offline

Beyanat sayısı: 87


Azalıq malümatı
« Cevap #2 : 2010 mart 12, 19:21:48 »

okummadan yorum yapmaya ne denir
Logged
Saife: [1]
  BASTIR  
 
Barmağa istegen yeriñiz:  

MySQL ile küçlendirildi PHP ile küçlendirildi Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 keçerli! CSS keçerli! Dilber MC Theme by HarzeM