CENGİZ QAN KİMDİR?
Günümüz Türk Tarihçileri Cengiz Qan Atamızı hep Moğol Asıllı olarak tanımlamaktadırlar; ancak o dönemlerde Orta Asya da, Moğol diye bir Milletin olmadığını artık herkes biliyor. O dönemlerde, Kırımdan Çin seddine kadar olan bölgede; Aynı kökene sahip dil gurubunun, (Ural-Altay dil gurubunun, Altay kolu) değişik şive ve lehçelerini konuşan; büyük ölçüde Töresi bir, göçebe kabileler vardı; hatta Bertold Spuler in iddeasına göre; Cengiz Qan Atamız, Altay Tatarcası ile konuşuyordu. Tabi buda bilimsel bir iddea.
Bugün Moğolistanda yaşayan, Moğol dediğimiz Halha kavmide, Cengiz Khan Atamıza, Liyakat usulü ile bağlanan küçük bir Kabiledir. Tıpkı diğer göçebe kabileler gibi.
İşin aslı şudurki, Tatarlar ne Moğoldu, nede Türktü; hatta bu kelimelerin ne demek olduğunu bile bildiklerini sanmıyorum. Tatarlar sadece Tatardı. Tıpkı bugün olduğumuz gibi sadece Tatarız; ancak soyunu inkar eden soysuzlar her dönemde azda olsa çıkmıştır; çıkacaktır da.
Moğol kelimesi de, 100, bilemedin 150 yıllık uyduruk bir isimdir. Eğer siz 150 yıl öncesinde Moğol ararsanız, yine karşınıza Tatar çıkar, bunu bilenler bilir.
Bugün, kendisine Moğol diyen, Halha kabilesine de, bir sözüm var:
“Büyük Han” diye tanımladıkları Tatarların en büyük Qanı, Cengiz Qan = Savaşçı Han demektir.
“Kırmızı şehir” anlamına geldiğini sandıkları, Baskentleri Ulaanbataar; “Ulu Asker – Ulu yiğit” demektir.
Biz Kırım Tatarlarınında, Cengiz Qan soyundan gelen Kırım Qanlarımızın seceresi; Toka Temirin oğlu “Ulun Temir” sülalesinden gelir. Ulun Temir de, “Ulu Demir” dir.
Onlar zaten kendi Milletlerinin adını bile tam bilmezler, sonradan öğretildiği bellidir.
Objektif gerçeklik şudurki, 100 veya 150 yıl öncesinde, Dünya üzerin de kendine Moğol diyen bir kavim yoktu. Şu anda da sadece, Halha denilen küçük bir kabile - kavim kendine Moğol der ve onu da tam söyleyemez Mol diye telaffuz ederler; çünkü uyduruktur.
Birde size şöyle bir örnek vereyim: Temırşin’e Cengiz İsmini Halkı vermiştir. Cengiz Qan Moğol olsaydı, Moğolca bir İsmi olması gerekmezmiydi? Cengiz kelimesi Tatarcada, Cenk kökünden gelir, Cenk Tatarcada, Savaş demektir; Cengiz Kan ismide, Tatarcamızda, Savaşçı Kaan anlamına gelir. Birde Cengiz Kanın, şahsi ismi, Temırşin dir; Temırşin de, bir Tatar ismidir ve Tatarca da, Demirci anlamına gelir. Çinliler ve Ruslar ayrıca Türk tarihçiler bunu şöyle açıklıyorlar: Cengiz Kanın Babası Yesügey Bahadır, öldürdüğü SÖZDE, can düşmanı, Tatar komutan Temırşin in ismini oğluna vermiş, diye sallıyorlar. Sizce bu ne kadar mantıklı? Misal: Kurtuluş savaşında bizim Türk Komutanlarda, Yunan komutan Tirikopisi yendi. Peki Hangi komutanımız oğluna Tirikopis ismini verdi? Bu akla ve mantığa aykırıdır.
Birde Ruslar, Tatarım diyen sarışın bir Halkı, Orta Asyanın çeşitli yerlerine yerleştirip, “işte Tatarlar bunlardır; sizlerden ayrı bir Halktır” diye öğretiyorlar; ancak Kazaklar, Kırgızlar Türkiye ye gelip, biz gerçek Tatarları gördüklerinde çok şaşırıyorlar. Bize hitaben, “bizim dilimizi nerden biliyorsun? Neden bize bu kadar benziyorsun? Gibi saçma sorular sorabiliyorlar. İşin aslı şudurki, hepsinin Dedeleri bir zamanlar “Tatar ulı Tatarman” derdi.
Birde, Cengiz Qan Atamıza, Çinli, Moğol veya Türk diyenlerin aklına şaşarım. Onun Tatar olduğunu bir çok ünlü tarihçi ve Tatarlar biliyorlar.
Cengiz Qan Atamızın Çinlilerle kıyasıya Cenk ettiğini herkez çok iyi biliyor. Çin (Kıtay) şehirlerindeki Çinli kıyımı okadar dehşetli olmuşturki, sokaklardan Çinli kanı akarmış; o denli hırslanmış demekki Cengiz Qan Atamız Çinlilere.
Birde Cengiz Qan atamız Çinli canını, Eşşek canıyla bir tutmuştur.
Örnek:
CENGİZ HAN’IN BÜYÜK YASASI
THE GREAT YASSA OF JENGHIZ KHAN
(Töre-i Cengiziye Kanunları)
28. Adam öldürme (cinayetin cezalandırılması) durumunda, kişi para cezası ödeyerek fidye verip kendini kurtarabilir ki bu Hz. Muhammet’e inanan kişi için 40 altın para (Balysh); ve bir Çinli için bir Eşektir.
Hatta Çinlilerin o çok övündüğü Çin seddini, tek askerini bile kaybetmeden geçmiş bir dahidir Cengiz Qan atamız. Tabiyki her akıllı adamın yapacapı gibi çok basit ve kimsenin aklına gelmeyecek bir yöntemle Çin seddini geçmiştir.
Çin seddini nasıl geçti? derseniz;
cevap: Etrafından dolanıp geçmiştir.
http://img158.imageshack.u s/img158/8991/tripgj9.swf
Moğolların gizli tarihi, diye de bir tarih varsa da, 150 yıl öncesinden daha geriye gidemez. bu konuda birçok çalışma vardır; ancak hepsi Tatar istilası altın da inim, inim inlemiş ülkelerce, bilinçli bir şekilde, büyük masraf ve harcama yapılarak yazılmış, uyduruk tarih safsataların dan başka bir şey değildir. Şu anda bile, bu kötü niyetli insanlar, harıl, harıl Cengiz Khan Atamın mezarını arıyorlar; çünkü o mezarı açıp delilleri karartmak istiyorlar ve dahası, Emir Timur Atamın Özbekistan daki mezarına yaptıkları gibi hayvanca muameleyi onun kalan kemiklerine de, hunharca yapmak istiyorlar. Sağlığın da atının nallarını yalayan iğrenç insanlar, şimdi bunların peşin de.
Malı ketken carlı tuvul, sanı ketken carlı.
-Malı giden zarar da değil, Adı (yüzü) giden zarar da.-
Müslüman olmayan (Şamanist) Kafir Tatar ların, öldürülmesi vaciptir diye fetva çıkaran o zamanki Bağdat Halifesi, Halife Mustasım için, Bağdat seferi düzenleyen ve yenilgiye uğratan, sonra da yakalattırarak keçeye sardırıp atlara çiğneten ünlü Khan kimdi?
Cevap: İlhanlı Khanlığı nın lideri, Cengiz Khan ın Torunu, Hulagu Khan.
Altın orda (Gök Orda) Khanları, neden kendilerini hep, Moğol Kağanı değil de, Tatar Khan’ ı olarak tanıtıyorlardı?
Miladî on üçüncü yüzyılda yaşamış olan Arap tarihçi İbnül Esir, Neden Moğol kelimesi değil de, daima "Tatar" kelimesini kullanmaktadır? "Tatarların İslâm ülkelerine gelişi" "Tatarların Türkistan ve Maveraünnehr"e çıkışı" "Kâfir Tatarların Harzemşah üzerine yürüyüşü" gibi.
Cengiz Han"ın Celâleddin Harzemşah"a yetişmesini anlatırken "Celâleddin (Sind nehrini) geçemedi, Cengiz Han Tatarlarla ona yetişti" demektedir. İbn Kesir (öl.1372), Neden Cengiz Han"ı anlatırken "Tatarların en büyük Sultanı, bugünkü meliklerinin Babası" ifadesini kullanır.
İbn Haldun da Neden "Bu sultan, Cengiz Han, Tatarların Sultanıdır" demektedir.
Moğol kelimesinin m’ sini bile anmayıp, hep Tatar kelimesini kullanan bütün bu Dünyaca ünlü Alimler ve Cengiz Khan dan tutun da, Altın Orda, ve Kırım Khanları da, dahil olmak üzere; Dünyayı titreten bunca Cengaver Khanlar, (hükümdarlar) yoksa zihinsel özürlümüydü? Hiç sanmıyorum.
ONLAR TATAR ‘ IN ÖZÜ, AĞABABASI İDİLER.
Rus ve Türk tarihçileri çok dinledik.
Birde bir Tatar gözüyle olaya bakarsak, benim bu konulardaki şahsi görüşlerim aşağıdadır.
Bugün internette, Kırım Tatarı yazdığımız da, ve google dan da, bir tarama yaptığımız da, Karşımıza çıkan dökümanların çok büyük bir çoğunluğu, Kırım Tatarlarının soyunu, o dönemlerde, Karadenizin kuzeyin de yaşayan Alanlara ve Kuman - Kıpçaklara bağlarlar. Karadeniz kuzeyinde o dönemlerde Alan ve Kuman - Kıpçaklar vardı doğrudur; ancak 1223'te Sabutay ve Cebe komutasındaki Tatar Ordusu gelince durum aynı kalmadı, bunu yok sayamazsınız.
Kimsenin Alan-Kuman veya Kıpçak olduğu yok be kardeşim, Benim bildiğim kadarı ile Tatarca da Kuman = İbrik anlamına gelir.
Olayı baştan alırsak: 1223 yılında, Sabutay ve Cebe komutasındaki Tatar Ordası İran'dan Kuzeye Kafkasya'ya geçerek bu bölgede bulunan Alan Kıpçak Ordusu'nu dağıtmıştır. 1223'te Ukrayna'da Kalka Nehri çevresinde Galiçya Knezi, Kiev Knezi ve diğer Rus Knez-lerinin oluşturduğu birlikle birleşen Kıpçak Hanı Yuri Konkavçeviç'in oluşturduğu 80.000 kişilik ordu, Tatarlar tarafından dağıtılarak Dinyeper Nehri'nin batısı'na sürülmüştür.
Kaynak:
(Yakubovskiy, Rızaeddin Fahreddin, Akdes Nimet Kurat)
Daha sonra bu Kuman - Kıpçaklar Macaristan içlerine kadar kaçmışlar ise de, yine de Batu Khan Atam, onları orada da rahat bırakmayıp, oralara kadar Tatar akınları düzenleyerek büyük kısmını kılıçtan geçirmiştir. Kalan Kuman - Kıpçaklar da zaten asimile olup, Macaristan da eridiler. Sonun da, bu topraklar da, Altın orda Tatar Khanlığı kuruldu. Bu Khanlık Töre-i Cengiziye yasalarına göre, Cengiz Khan soyundan gelen Tatar Khanlarının idaresin de, uzun yıllar varlığını sürdürdü.
Gelelim uyduruk tarih düzmecelerinin özüne: Bu uydurmacalara göre; Biz Kırım Tatarlarının kökeni, Alan-Kuman veya Kıpçakmış.
Bu uydurmacayı bir an için doğru kabul edelim ve bir bakalım; Bilindiği gibi Kırım Khanlığı feodal bir devletti ve bu Devleti, Şırın, Barın, Argın, Kıpşak, Mangıt diye anılan Karar merciği,(Kerevşi) kabile Reislerinin seçtiği Cengiz Khan soyundan gelen ve Giray hanedanından olan, Khan yönetirdi. Genelde de, Kırımın en büyük ve güçlü kabilesi durumunda olan Şırın sülalesinin başındaki, Şırın Beyinin desteklediği Aday, Kırım Khanı olurdu. Peki Şırınlar Alan veya Kuman - Kıpçaksa, neden can düşmanları Cengiz Khan ve Batu Khan soyundan gelen Geray Khanları başlarına Khan olarak seçiyorlardı? Yoksa Kırım Khanlığının Kurultaylarındaki kararları veren; ayrıca Moskova ve Doğu avrupa da Dizleri titreten bunca Tatar süvarilerinin Başındaki bu feodal beyliklerin Reisleri, zihinsel özürlümüydü? Hiç sanmıyorum, ONLAR TATARIN ÖZÜ AĞA BABASI İDİLER. Bugün biz Kırım Tatarları kim olduğumuzu, Atadan iyi bir şekilde duyduk, ÖĞRENDİK; kimseden de öğrenecek değiliz, ayrıca biz kim olduğunu bilmeyen ahmaklarda değiliz.
Ayrıca; Moğol kelimesi de, 100, bilemedin 150 yıllık uyduruk bir isimdir. Eğer siz 150 yıl öncesinde Moğol ararsanız, yine karşınıza Tatar çıkar, bu objektif bir gerçekliktir.
Bizim Atalarımız Cengiz Qan dan önce, bugün olduğu gibi, sürgün ve soykırımlar neticesinde, birkaç irili ufaklı göçebe boy halin de kalmış ve Kuzeydoğu Asya Steplerinde sıkışmış idi, Cengiz Khan atamızın kendi sözleri var bu konuda, “Tangrı bana intikam alma duygusu ve bunu gerçekleştirebilecek güç verdi” demiş Cengiz Khan Atamız. İntikam için önce Çin üzerine, daha sonra Fars işgali altındaki Orta Asyaya yürüdü Atamız. Daha sonra da Torunları, bütün Kıpçak ve Rus, dahası Avrupa topraklarını bir bir düşürdüler; ancak bu seferlere kadınlarını götüremediler; çünkü bu yolculuklar, At sırtın da ve çok zorlu yolculuklardı ve dahası gittikleri ülkelere misafirliğe gitmiyorlar idi. Bu nedenle gittikleri Ülkelerden kadın aldılar ve sonuçta görünüşleri biraz değişti; ancak Babadan oğla geçen (y) kromozomu hiç değişmedi bu nedenle, yüzyıllar sonra bile bizler hala Cengiz Qanın TATAR’ ları gibi davranıp onlar gibi ata ve silaha meraklıyız ve dahası yine onlar gibi mertlik delisiyiz; ancak tipimizin biraz değiştiğini kimse inkar edemez, buda kötü bir şey değil, daha yakışıklı olduk bence.
Sonuç olarak ta zaten, Tatar halkın da soy Atadan (Babadan) geçer. Baban Tatarsa, Tatarsın ötesi yok.
Milli meselelerimiz konusun da ise;
Ulu Önderimiz, Atatürkümüzün dediği gibi, “Yüksek bosagalardan merhamet dilenmekle milli meseleler çözülmez”
Ondan, bundan, bilmemne kuruluşundan merhamet dilenip, yalvarırsak bize Vatan mı verecekler sanıyorsunuz?
Öyle Tamgalı Gök bayrağımızın ardına saklanıpta, Kıpçakmışız - Mıpçakmışız diye bağırıp, Asimilasyondan kurtulacağımızı hiç sanmıyorum.
Geçelim mukaddes Tamgalı Gök bayrağımızın önüne de, görsünler Tatarlar kimmiş? O mukaddes bayrağın önüne geçip, gerekirse de kurşunlara göğüs gerenlerdir TATAR!
bende dahil olmak üzere; o Yiğitlerin tırnağı bile olamayız diye düşünüyorum.
Sonuç olarak, Tat olsun, Yalıboylu olsun, keriş olsun, Şongar olsun, Kırım Nogayı olsun, Kavkaz Nogayı olsun, TATAR OLSUN DA ÇAMURDAN OLSUN
Savlıkman kalınız.
Tarih: 21. Nisan. 2010
Cazgan: Cihangir BORAN
ANKARA – Polatlı – Saqarya (Tırnaqsız) köyü.